Notes
Notes - notes.io |
Thane’in birliği görev yeri olan “Dilsizler Mağarası”’na doğru giderken saat tam gece yarısı sularındaydı… Hava olabildiğince nemli, toprak renksiz ve ay da bir o kadar sessizdi… Mağaraya doğru ilerledikçe Thane’in kafasında bir gürültü oluşmaya başlamıştı. Karar mekanizması bu gürültüden dolayı yavaşlamış, düşünceleri ise bulanıklaşmıştı. Ekibi bu görev için seçilebilecek en yetenekli ve tecrübeli askerlerden de oluşsa aralarında korku ve bilinmezlik hissi apaçık ortadayı… Zaten korkmayan asker olmazdı, sadece bunu en iyi şekilde gizleyenler ve düşmanına açık etmeyenler iyi birer asker olurdu… Bunlar babasının Thane’e eğitimlerine yeni başladığında verdiği öğütlerden biriydi…
Mağaraya girdikten sonra Thane’in kafasındaki ses kirliliği dayanılmaz bir hale gelmeye başlamıştı. Bundan diğer Lağımcılar da etkileniyordu… Derinliklere doğru ilerlemeye devam eden birlik, mağarının kalbine gelmeleriyle birlikte kafalarının içindeki dayanılmaz gürültünün birdenbire kesildiğini fark etti. Kapkaranlık bu büyük alanda, ileride faint bir mor ile siyah ışık vardı. Meşale tutan Lağımcılardan biri, meşalesini ileriye, o faint ışığa doğru fırlattı. Işık mağaranın geri kalanını biraz daha iyi aydınlatsa da o mor renkli kısım hala gözükmüyordu. Sanki yaptığı hareketin hiçbir etkisi olmamış gibiydi. Thane ekibine “İşte bu o, öldürmemiz gereken hedef o morumsu ışığın içinde. Formasyon alın ve savaş pozisyonuna geçin!” diye seslendi. Bunu duyan Lağımcılar birliği hemen savaş pozisyonuna geçti ve silahlarını çekti. Kısa bir süre geçtikten sonra morumsu ışığın giderek artmasıyla birlikte, bulundukları yere melun bir koku ve aura yayıldı. Koku dalgasının geçmesiyle birlikte morumsu ışığın içinden bir avatar çıktı… Bu bir Eldritch Entity’nin Minor bir avatarıydı… Bu birlikten kimse daha önce böylesine güçlü ve tehlikeli bir düşmanla karşılaşmamıştı. Sadece bazı yaşayan efsane Engizisyon savaşçılardan bu yaratıkların nelere kadir olabileceklerine dair bir kaç söylenti duymuşlardı. Gerçeğiyle çarpışacak olmak bir kabusun içindeymiş gibi hissettiriyordu hepsine. Buna Thane de dahildi. Böylesine bir tehditi karşısında gören Thane, aklına mukayet olamadı ve hemen Vexor’u ve o geceyi hatırladı… Gene çaresizce kilitlenecek miydi? Hiçbir şey yapamadan arkadaşlarının ölüşünü mü izleyecekti?
Bu anlık dalgınlıktan kurtulabilmek için Thane bağırabildiği kadar yüksek bir sesle bağırdı… Kuzeydeki isyanda kabile savaşçılarının yaptığı warcrylara eşdeğer bir bağırmaydı bu. Mağaranın kalbinde yankılanan bu inanılmaz sesten sonra birliği korku dolu gözlerle Thane’e bakakalmıştı. Komutanları gördüğü şey karışısında delirmiş miydi? Hayır, hayır bu olamazdı… Thane gibi tecrübeli bir Komutan böyle bir düşmana karşı deliremezdi. Askerler, savaş daha başlamadan kaybettiklerini düşünmeye başlarken Thane greatswordunu Minor Avatar’a çevirerek “Başlıyoruz kardeşlerim!” diye bağırdı. Bunu gören askerler bütün şüphelerinden arınarak tekrar motive oldular ve yaklaşık iki dakika sürecek amansız bir çatışma başladı…
Bu savaş sırasında ölen ilk Lağımcı bir gri toz yığınına dönüşmüştü. Bu toz yığının üstünde sadece giydiği büyülü eşyalar kalmıştı. Başka bir Lağımcı savaşın tam ortasındayken banish yemişti. Bunun da konsantrasyon gerektiren bir büyü olduğunu bilen Thane savaşın geri kalanı boyunca banishment’ı bozabilmek için elinden geleni yapmıştı ancak başarılı olamadı. Thane ve son kalan Lağımcı Minor Avatar’a ciddi derecede hasar vermişlerdi. Ama kendileri de çok kötü durumdalardı. Minor Avatar’ın kalan son Lağımcıya yaptığı dehşet verici bir büyü sonrasında, Lağımcı delirmiş bir şekilde gülerek intihar etti. Tek başına kalan Thane artık sonunun geldiğini düşünüyordu. “Burada öleceksem bile sana çektirebileceğim maksimum acıyı tattırarak öleceğim seni melun yaratık!” diye bağırarak kalan son gücüyle kritik bir darbe indirdi… Darbenin ardından oluşan, sarı ile turuncu renklerin ahengiyle mağaranın kalbini adeta gündüze çeviren bir yıldırım belirdi. Bu yıldırımın çarpmasıyla birlikte Minor Eldritch Avatar anlaşılamayan çığlıklar atarak adeta olduğu yerde oluşan bir kara deliğin içine doğru bükülmeye başladı. Bu son darbeyle birlikte dayanacak gücü kalmayan Thane yere yığılmıştı. Yere düşen silahına doğru sağ eliyle uzanmaya çalışırken çığlığa benzer sesleri duymuştu Thane. Yaratığın bir kara deliğin içine doğru çekildiğini görüyordu. Garip olan şey ise sanki Minor Avatar’ın o deliğin içine çekilmek istemiyor gibi olmasıydı. Çok kısa bir süre sonra inanılmaz bir aurayla beraber kara deliğin hemen yanında beyaz rengi andıran bir portal oluştu. Portaldan o kadar güçlü bir aura dışarıya sızıyordu ki Thane olanları zar zor görebiliyordu ve bilincini kaybetmeye başlamıştı. Portalın içinden çıkan şeyi gören Thane korkuyla çenesini titretmeye ve dişlerini birbirine çarpmaya başlamıştı. Çıkan şey, kendisiydi… Bunu gören Minor Avatar daha büyük bir çığlık ile birlikte kara deliğe girmeyi kabullenmişe benziyordu. İçine bükülmeye devam eden kara delik en sonunda nokta kadar oldu ve Minor Avatar ile birlikte yok oldu. Daha fazla dayanamayan Thane’in bilinci kapanırken gördüğü son şey beyaz portalın hemen önünden ona bakan “kendisi”ydi…
Gözleri kapanır kapanmaz tekrar açtığını hisseden Thane nefes nefese uyanmıştı. Sanki çok kötü bir kabustan uyanmış gibiydi. Anlık paniği geçtikten sonra etrafına bakan Thane rehabilitasyon merkezinde olduğunu fark etti. Hemen yanında da babası Colborn korku dolu gözlerle oğluna bakıyordu. Gözleri dolan baba oğluna sıkıca sarıldıktan sonra geri çekildi. Thane babasına “Ne oldu baba? Ne kadar süredir buradayım? Çok kötü bir kabus gördüğümü hatırlıyorum sadece. Bana ne oldu?” dedi. Babası “Merak etme oğlum, çok zorlu bir görevden döndün ve başarılı oldunuz. Yaklaşık bir haftadır burada dinleniyorsun, bilincin ise Aydınlık olana şükürler olsun ki az önce geldi! Ayakta kalan o son Lağımcı olmasaydı seni de kurtaramayacaktık oğlum.” dedi. Babasının bu cevabını duyduktan sonra Thane bu kötü kabusu hatırlamak için kendini zorladı ve olayları hatırlamaya başladı. Aklına savaş sırasında banishment’a maruz kalan Lağımcı geldi. Onun hayatını o son Lağımcının kurtardığını anladı ve minnet duydu. Ölen arkadaşlarının yasını tutacağını ve sessiz kalmaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Thane babası ile vedalaştıktan sonra dinlenmeye çekildi…
[Rehabilitasyonun ilk hatfası bitti, kalan 5 buçuk aylık süreçte Cecelia ile görüşecek ve ilişkiyi ilerletecek. Kendini toparladıkça zihninin eskisi gibi çalışmaya başladığını fark edecek ve en sonunda rehabilitasyon süreci sona erecek, kılıç törenine geçiş kısmı gelecek.]
![]() |
Notes is a web-based application for online taking notes. You can take your notes and share with others people. If you like taking long notes, notes.io is designed for you. To date, over 8,000,000,000+ notes created and continuing...
With notes.io;
- * You can take a note from anywhere and any device with internet connection.
- * You can share the notes in social platforms (YouTube, Facebook, Twitter, instagram etc.).
- * You can quickly share your contents without website, blog and e-mail.
- * You don't need to create any Account to share a note. As you wish you can use quick, easy and best shortened notes with sms, websites, e-mail, or messaging services (WhatsApp, iMessage, Telegram, Signal).
- * Notes.io has fabulous infrastructure design for a short link and allows you to share the note as an easy and understandable link.
Fast: Notes.io is built for speed and performance. You can take a notes quickly and browse your archive.
Easy: Notes.io doesn’t require installation. Just write and share note!
Short: Notes.io’s url just 8 character. You’ll get shorten link of your note when you want to share. (Ex: notes.io/q )
Free: Notes.io works for 14 years and has been free since the day it was started.
You immediately create your first note and start sharing with the ones you wish. If you want to contact us, you can use the following communication channels;
Email: [email protected]
Twitter: http://twitter.com/notesio
Instagram: http://instagram.com/notes.io
Facebook: http://facebook.com/notesio
Regards;
Notes.io Team
