Notes
![]() ![]() Notes - notes.io |
Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan bu büyük yeraltı sarnıcı, suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütunlar sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirilmiştir.Sarnıcın bulunduğu yerde daha önce bir Bazilika bulunduğundan, Bazilika Sarnıcı olarak da anılır.
Birbirine 4.80 metre aralıklarla dikilen bu sütunlar, her biri 28 sütun içeren 12 sıra meydana getirirler. Çoğunluğu daha eski yapılardan toplandığı anlaşılan ve çeşitli mermer cinslerinden yontulmuş sütunların büyük bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşmaktadır. Bu sütunların başlıkları, yer yer farklı özellikler taşır. Bunlardan 98 adedi Corint üslûbu yansıtırken bir bölümü de Dor üslûbunu yansıtmaktadır.
İslâmî kaidelerin temizlik esasları gereği durgun su yerine akar vaziyetteki suyu tercih eden Osmanlılar’ın şehirde kendi su tesislerini kurduktan sonra kullanmadıkları anlaşılan Sarnıç, 16. yüzyılın ortalarına gelinceye kadar Batılılar tarafından fark edilmemiş, nihayet 1544-1550 yıllarında Bizans kalıntılarını araştırmak üzere İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilerek Batı âlemine tanıtılmıştır. P. Gyllius, araştırmalarından birinde, Ayasofya civarında dolaşırken, buradaki evlerin zemin katlarında bulunan kuyu benzeri yuvarlak büyük deliklerden ev halkının aşağıya sarkıttıkları kovalarla su çektikleri, hatta balık tuttuklarını öğrendi.
MEDUSA BAŞI
Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kaide olarak kullanılan iki Medusa Başı, Roma Dönemi heykel sanatının şaheserlerindendir. Sarnıcı ziyaret eden insanların en çok ilgisini çeken Medusa başlarının hangi yapılardan alınıp buraya getirildiği bilinmemektedir. Araştırmacılar, genellikle sarnıcın inşası sırasında salt sütun kaidesi olarak kullanılması amacıyla getirildiklerini düşünmektedirler.
Başka bir rivayete göre de Medusa, siyah gözleri, uzun saçları ve güzel vücudu ile övünen bir kızdı. Medusa, Zeus’ un oğlu Perseus’u seviyordu. Bu arada Athena da Perseus’u seviyor ve Medusa’yı kıskanıyordu. Bu yüzden Athena, Medusa’nın saçlarını yılana çevirdi. Artık Medusa’nın baktığı herkes, taşa dönüşüyordu. Daha sonra Perseus, Medusa’nın başını kesti ve onun bu gücünden yararlanarak pek çok düşmanını yendi.
Buna dayanarak Medusa Başı, Bizans’da kılıç kabzalarına işlenmiş ve sütun kaidelerine (bakanların taş kesilmemesi için) ters olarak yerleştirilmiştir. Bir rivayete göre de Medusa, yana bakıp kendisini taşa çevirmiştir. Bu yüzden buradaki heykeli yapan heykeltıraş, ışığın yansıma açılarına göre Medusa’ yı üç ayrı konumda yapmıştır.
MİLLİON TAŞI
Anıtın bulunduğu nokta, Doğu Roma İmparatorluğu'nda Konstantinopolis şehrine ulaşan tüm Antik Roma yollarının başlangıç noktası ve dünya üzerindeki diğer şehirlerin bu şehre olan uzaklığının hesaplanmasında kullanılan sıfır noktasıdır.
ALMAN ÇEŞMESİ
Prusya Kralı ve Alman İmparatoru II. Wilhelm’in 1898 yılında İstanbul’a yaptığı ikinci ziyaretinin anısına ithaf edilmiş bir anıttır. Çeşmenin kagir ve metal bütün yapısal öğeleri, Almanya’da hazırlanmış; Mermer ve değerli taşlardan oluşan malzemesi orada işlenmiş ve gemiyle İstanbul’a taşınarak 1901’de şimdiki yerine monte edilmiştir.
AT MEYDANI
Roma İmparatorluğu ve sonradan Bizans İmparatorluğu devrinde hipodrom şehrin toplantı, eğlence, heyecan ve spor merkezi olarak 10. yüzyıla kadar önemini sürdürmüştü. Araba yarışları yanında, müzisyen toplulukları, dansözler, akrobatlar, vahşi hayvanlarla kavga gösterileri, toplantılar yapılırdı. Bütün bu faaliyetler için ise Roma devrinde bol tatil günleri mevcuttu.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi. Yarışçılar yeşil-mavi-beyaz-kırmızı gibi politik güçleri de olan takımlara ayrılmışlardı. Zaman, zaman yarışlara politika karışır, karşılıklı güçlerin mücadeleleri korkunç katliamlara dönüşebilirdi. Hipodrom günümüze zemini 4-5 metre yükselmiş ve kalabilmiş 3 abide ile gelmiştir.
Bunlar Örme Dikilitaş, Mısır’dan getirilen Obelisk ve Delfi'deki Apollon tapınağından getirtilen Yılanlı Sütun'dur.
THEODOSİUS DİKİLİTAŞI
Bu Dikilitaş, ilk olarak eski Mısır’da 18. Sülale hükümdarlarından III. Tutmosis adına M.Ö 1450’ye yakın bir tarihte, bir benzeri ile birlikte, Karnak’taki Amon-Ra Mabedi önüne yerleştirilmiştir. Obeliskin üzerindeki Mısır’ın hiyeroglif yazısı net bir biçimde görülmektedir. Bu yazı, Tutmosis’in babası için Karnak’ta bir obelisk diktirdiğini ve Mezopotamya’da bir anıt yaptırdığını anlatmaktadır. Üzerinde Firavun’la tanrı Amon Ra’nın resimleri de vardır. Yeni Roma kentine Mısır’dan çok sayıda obelisk taşınmıştır. Büyük Konstantin de kendi kurduğu yeni başkenti süslemek için bu obeliski yerinden söktürmüş ancak buraya getirilmesi bilmediğimiz nedenlerle uzun süre gecikmiştir. I. Theodosius zamanında şimdi bulunduğu yere dikilmiştir.
YILANLI SÜTUN
MÖ 479'da Pers ordusu karşısında birleşen Yunan şehirlerinin kazandığı zafer anısına yapılmış ve Delfi'deki Apollo mabedine dikilmişti. Eserin İstanbul’a İmparator Konstantin tarafından 324 yılında getirildiği kabul edilir. Şehri böceklere ve sürüngenlere karşı korumak için büyülü güçlere sahip olduğuna inanılırdı. Günümüze 5metrelik bölümü gelebilmiştir; alt ve üst kısmı kırıktır.
Yılanlı Sütuna ait yılan kafalarından ikisi kayıptır; üçüncü kafa İstanbul Arkeoloji Müzesi'ndedir. MÖ 479 yılında Platea Savaşında Persleri yenen birleşmiş 31 Yunan şehri, savaşta elde ettikleri bronz ganimetleri eriterek bu eseri yaptırtmış ve Delfi’deki Apollo mabedinin karşısına dikmişlerdi.Apollon’un üç başlı bir yılanı öldürdüğüne dair mitolojik anlatı nedeniyle sütunun yapımında birbirine dolanmış üç yılandan figürü seçilmişti.
Sütun, çan biçimli bir kaidenin üzerinde yer almaktaydı. Sütunu oluşturan yılanların kafaları üzerine ise altın veya altın kaplama olduğu düşünülen kazan yerleştirilmişti. Kazanda hiç söndürülmeyen bir ateş yanmaktaydı.
Savaşın kahramanı Sparta kralı Pausanias, anıtın kaidesi üzerine kendisini zaferin tek kahramanı gibi gösteren bir yazıt yazdırmıştı. Fakat kısa bir süre sonra yazıt Spartalıların isteği üzerine silinerek, Perslerin yenilmesinde rol oynayan 31 Helen şehir devletinin adları doğrudan doğruya sütun üzerine kazınmıştır. Sütuna kazınmış isimler, bugün Kuzeydoğu yönüne rastlayan (Sultanahmet Camisi’ne bakan) yüzünde halen görülebilmektedir. Lakonya alfabesine göre yazılmış olan yazıtlar 13. kıvrımda başlamakta, alt alta gelmek suretiyle 2. kıvrıma kadar devam etmektedir.
KONSTANTİNUS ÖRME DİKİLİTAŞ
32 metrelik dikilitaş kaba kesilmiş taştan VII. Konstantin tarafından yaptırılmıştır. Yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir, fakat 10. yüzyılda Konstantin VII tarafından tamir edilmesinin ardından onun ismiyle anılmaya başlamıştır. O tarihlerde, söylendiğine göre VII. Konstantin'in dedesi I. Basil'in zaferlerini resmeden yaldızlı tunç plakalarla kaplıydı, ayrıca dikilitaşın üstünde bir küre bulunmaktaydı. Ancak söylentilere göre Dördüncü Haçlı Seferi sırasında yaldızlı tunç plakalar haçlılar tarafından çalınmıştır ve eritilmiştir.
SULTANAHMET CAMİ
I. Ahmet tarafından 1609 yılında büyük bir törenle yapımına başlanmış ve 1616 yılında tamamlananmış olan Sultan Ahmet Külliyesi, İstanbul’daki en büyük külliyelerden biri olma özelliğine sahiptir. Külliyede kullanılan bitkisel motifli 20000 fazla çiniden dolayı Batı’da “ Mavi Cami” olarak da bilinir. Bu anıtsal yapı için Evliya Çelebi’nin yazdığına göre; yedi saray yıktırılmıştır. Külliyenin Osmanlı klasik mimari anlayışının son örneklerinden biri olması, yapıya ayrı bir değer katmıştır.
Dış avlu duvarının bitişiğindeki yapıysa, Sıbyan Mektebidir. Sıbyan Mektebi’nin zemin katında dükkân ve çeşmeler, üst katında ise dershane yer alır. Külliyenin kıble yönünde bulunan Arasta Çarşısı’nın bir bölümünde Mozaik Müzesi, kalan kısımda ise turistik eşya satan dükkânlar faaliyet gösteriyor.
AYASOFYA
Jüstinyen tarafından MS 532 – 537 yılları arasında İstanbul’un tarihi yarımadasındaki muhtemelen Hıristiyanlık öncesi paganizma dönemi mabetlerinden birisinin yerine yaptırılmış olan bazilika planlı bir patrik katedrali olup, 1453 yılında İstanbul’un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. Grekçe “aya sofya” adı “kutsal bilgelik” ya da “ilahî bilgelik” anlamına gelmektedir
HASEKİ HÜRREM HAMAMI
Hürrem Sultan Hamamı, 1556 yılında Kanuni Sultan Süleyman’in eşi Hürrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan hamamdır. Adını Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan’dan alan hamam Ayasofya cemaati için yapıldığından Ayasofya Hamamı olarak da bilinir.
III.AHMED ÇEŞMESİ
Topkapı Sarayının, ilk kapısı Bab-ı Hümayun’un önündeki küçük meydanda Sultan Üçüncü Ahmed Han tarafından yaptırılan muhteşem çeşme. Lale Devrinin en meşhur abidelerinden olan çeşme, bağımsız yapı karakterinin bütün özelliklerini taşır. Bu devrin ünlü divan şairi Seyyid Vehbi’nin 28 beytten meydana gelen ünlü kasidesinin, çeşmenin mermerlerinin üzerine işlenmesi ayrı bir sanat hazinesidir. Talik hatla büyük bir ustalıkla mermere işlenen bu kasidenin beyitleri, Sultanahmed Camiine bakan yüzünden başlayarak yazılmıştır. Çeşme aynaları üzerindeki kırmızı çerçeveli ve yeşil zeminli levhalar üzerine beşer, sebiller, üzerineyse üçer beyit nakşedilmiştir. Çeşmenin Sultanahmed Camiine bakan ön yüzündeki beyit, padişahın kendi hattıyla yazılmıştır.
ŞEHZADELER TÜRBESİ
Şehzadeler türbesi, Sultan 2.Selim Türbesi ve Sultan 3.Mehmed Türbesi aynı alan içinde bulunuyor. Girişleri Ayasofya'nın yan sokağında Topkapı Sarayı'nın girişine doğru inen Kabasakal caddesi üzerinde.
AYA İRİNİ
4. yüzyılda inşa edilen Aya İrini Kilisesi, 532 yılında geçirdiği yangın sonrasında Doğu Roma İmparatoru Justinianus tarafından 548 yılında yeniden yaptırılmıştır. Apsis yarım kubbesinde altın yaldızlı mozaik zemin üzerine geniş kollu bir haç, apsis kemerinde Tevrat’tan alınmış “Yeryüzünde yaptığı güzel icraatla cennet mekânına yükselişini sağlayanın adı Tanrı’dır.” anlamına gelen bir yazı bulunmaktadır.
ÇİNİLİ KÖŞK
Yapılış tarihi açısından bakıldığında İstanbul Arkeoloji Müzeleri kompleksi içerisinde en eski yapı Çinili Köşk'tür. Şu anda Türk çini ve seramik örneklerinin sergilendiği Çinili Köşk Müzesi, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'da yaptırdığı sivil mimari örneklerinin en eskisidir. Yapıdaki Selçuklu etkisi göze çarpmaktadır. Kapısı üzerindeki çini kitabede inşa tarihinin Miladi 1472 olduğu yazılıdır ancak mimarı bilinmemektedir. IV. Murad zamanında (1623-1640) köşk içerisinde bazı yeniliklerle odalardan birisine yaptırılan çeşmenin kitabesinde Sırça Saray ismi geçmektedir. Müzede Selçuklu ve Osmanlı devrinden kalma İznik Çini ve seramik örnekleri sergilenmektedir.
ALAY KÖŞKÜ - AHMET HAMDİ TANPINAR MÜZESİ
Alay Köşkü, Topkapı Sarayı'nın dış suru üzerinde, padişahların geçit yapan alayları seyretmesi için yaptırılan köşktür. Alay Köşkü’nün bulunduğu yerde 16. yüzyılda ahşap bir köşk bulunmaktaydı. Köşkün bugünkü binası II. Mahmut tarafından Batı Avrupa üslubunda yaptırılmıştır.
GÜLHANE PARKI
İstanbul şehremini Cemil Topuzlu zamanında düzenlenerek 1912 yılında park haline getirilmiş ve halka açılmıştır. Toplam alanı 163 dönüm kadardır. Parkın girişinde sağ tarafta İstanbul şehremini ve belediye başkanlarının büstleri vardır. Parkın ortasından iki yanı ağaçlı yol geçer. Bu yolun sağında ve solunda dinlenme yerleri, çocuk bahçesi bulunmaktadır. Boğaza doğru kıvrılarak inen yokuşun hemen sağında Aşık Veysel heykeli, yokuşun sonuna doğru biraz üst kısımda ise Romalılardan kalma Gotlar Sütunu vardır.
KUZEYDE NOSTRA ***italyan
ORTADA SULTANAHMET KÖFTECİ SELİM ***köfte
DOĞUDA DİVELLA BİSTRO aynı yerde bi dolu başka ***karışık
![]() |
Notes is a web-based application for online taking notes. You can take your notes and share with others people. If you like taking long notes, notes.io is designed for you. To date, over 8,000,000,000+ notes created and continuing...
With notes.io;
- * You can take a note from anywhere and any device with internet connection.
- * You can share the notes in social platforms (YouTube, Facebook, Twitter, instagram etc.).
- * You can quickly share your contents without website, blog and e-mail.
- * You don't need to create any Account to share a note. As you wish you can use quick, easy and best shortened notes with sms, websites, e-mail, or messaging services (WhatsApp, iMessage, Telegram, Signal).
- * Notes.io has fabulous infrastructure design for a short link and allows you to share the note as an easy and understandable link.
Fast: Notes.io is built for speed and performance. You can take a notes quickly and browse your archive.
Easy: Notes.io doesn’t require installation. Just write and share note!
Short: Notes.io’s url just 8 character. You’ll get shorten link of your note when you want to share. (Ex: notes.io/q )
Free: Notes.io works for 14 years and has been free since the day it was started.
You immediately create your first note and start sharing with the ones you wish. If you want to contact us, you can use the following communication channels;
Email: [email protected]
Twitter: http://twitter.com/notesio
Instagram: http://instagram.com/notes.io
Facebook: http://facebook.com/notesio
Regards;
Notes.io Team